MUFETTIS SIKAYET

MÜFETTİŞ ŞİKAYET

egitimsenizmir5nolusube-duyurumufettis-sikayet-001

 İndirmek İçin

mufettis-sikayet

İZMİR CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’NA

 

YAKINAN               : Ad soyad ve TC yazınız***************

                                   Adres yazınız*******************

YAKINILANLAR  : 1.***Müfettiş ad soyad*****,İl Milli Eğitim Müdürlüğü Konak-İzmir

                                   2..***Müfettiş ad soyad*****,İl Milli Eğitim Müdürlüğü Konak-İzmir

KONU                       : Şüphelilerin hukuka,mevzuata aykırı olarak hakkında yapmış oldukları disiplin soruşturması nedeniyle Görevi Kötüye Kullanma ve Gerçeğe Aykırı Belge Düzenleme suçlarından cezalandırılmaları için kamu davası açılması istemidir.

AÇIKLAMALAR   :

   İzmir, ******* İlçesi, ***** okulunda ********** öğretmen olarak görev yapmakta iken üyesi bulunduğum Eğitim Sen (eğitim ve Bilim Emekçileri sendikası)in bağlı bulunduğu üst kuruluş olan Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu) nun almış olduğu kararlar uyarınca 29.12.2015 tarihinde görev yaptığım okulda görevime gitmediğim için Milli Eğitim Bakanlığı Rehberlik ve Denetim Daire Başkanlığı’nın talimatı uyarınca İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün Valilik Oluru ile hakkımda disiplin soruşturması başlatılmıştır.

     Disiplin soruşturmasında Maarif Müfettişi olarak atanan şüpheliler tarafından yapılan inceleme-soruşturma sonucunda 29.12.2015 tarihinde görevime gelmediğim, ders görevimi yerine getirmediğim, böylelikle eğitim öğretimi aksattığım, eylem kararının içeriğini bilerek/bilmeyerek (************) katıldığım söz konusu eylemin uluslararası sözleşmeler ile iç hukuk düzenlemelerine göre sendikal faaliyet kapsamında olmadığı gerekçesi ile disiplin yönünden cezalandırılmam istendiği için ekte sunulu yazı ile savunmam istenmiştir.

I-ŞÜPHELİ MÜFETTİŞLER HAKKIMDAKİ SENDİKAL EYLEME İLİŞKİN MEVZUAT, AİHM, ANAYASA MAHKEMESİ, DANIŞTAY VE MAHKEME KARARLARI AÇIK VE NET BİR BİÇİMDE ORTADA İKEN SORUŞTURMA RAPORLARINDA YASADIŞI GÖRÜŞ VE İSTEKLERLE CEZALANDIRILMAMI İSTEYEREK GÖREVLERİNİ KÖTÜYE KULLANMIŞLAR, GERÇEĞE AYKIRI RESMİ BELGE DÜZENLEME SUÇLARINI İŞLEMİŞLERDİR.

     Şüpheliler İl Milli Eğitim Müdürlüğü Maarif Müfettişleridir.

     Şüpheliler İzmir C.savcılığı’na kısa adı KESK olan Kamu Emekçileri Sendikalrı Konfederasyonun 22.12.2015 tarih ve 92 sayılı kararı doğrultusunda, 29.12.2015 tarihinde yapılan 1 günlük iş bırakma eylemine katıldığım için benim ve diğer kısa adı Eğitim Sen olan Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası üyesi meslektaşlarım öğretmenler hakkında 29.12.2015 günü göreve gelmediğim(iz), ders görevi olanların bu görevi yerine getirmedikleri, bu yönüyle eğitim-öğretimin aksadığını, bazı öğretmenlerin, görevlilerin eylem kararının içeriğini bilerek, bazılarının ise bilmeden katıldıklarını, söz konusu eylemin uluslararası sözleşmeler ile iç hukuk düzenlemelerine göre sendikal faaliyet kapsamında olmadığı görüş ve kaanati ile hakkım(ız)da ihbarda bulunmuşlardır.

       İzmir C.Başsavcılığı’na yapılan başvuru neticesinde Görevi Kötüye Kullanma Suçu itibariyle 20167/77603 Soruşturma sayılı dosyada yapılan değerlendirmede ekte sunulu bulunan 09.09.2016 tarih ve 2016/43019 Karar sayılı kararında“şüpheli öğretmenlerin sendikaların yetkili kurullarınca alınan üretimden gelen güçlerini kullanma çağrısına uyarak sendikal faaliyet kapsamında1 gün göreve gelmeme eyleminin demokratik tepki gösterme hakkı kapsamında kaldığı, Türk Ceza Kanunu’nun 112.maddesinde düzenlenmiş olan eğitim ve öğretim hakkının engellenmesi suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı, şüphelilerin eylemlerinin disiplin soruşturmasını gerektirir mahiyette olduğu anlaşılmakla” gerekçesi ile Kovuşturmaya Yer Olmadığına Karar verilmiştir.

     İzmir C.Başsavcılığının 29.12.2015 tarihinde sendikamın aldığı karar uyarınca göreve 1 gün gelmeme eylemimin TCK.na göre suç olmadığına ilişkin tespiti, kararı karşısında hakkında yakınmada bulunduğum Maarif Müfettişlerim Bahattin DEMİR ve Çiğdem Özçengel tarafından söz konusu eylemin uluslararası sözleşmeler ile iç hukuk düzenlemelerine göre sendikal faaliyet kapsamında olmadığı gerekçesi ile disiplin yönünden cezalandırılmam istenmesine ilişkin eylemleri TCK.257.maddesine göre görevi kötüye kullanma suçunu oluşturmaktadır. Şöyle ki;

     Hakkımdaki iddiaya ilişkin soruşturmada yapmış olduğum savunmalarda açıkladığım ve İzmir C.Başsavcılığı’nın takipsizlik kararında da açıklandığı üzere;

     Kamu görevlilerinin, sendikalarının aldığı kararlar doğrultusunda toplu eylem hakkına sahip oldukları; uluslararası sözleşmelerde, insan hakları sözleşmelerinde, Anayasa ve mahkeme kararlarında hiçbir tereddüde yer bırakmayacak şekilde tanınmıştır. Bu konuda çok sayıda AİHM, Danıştay ve idari yargı kararı bulunmaktadır.

   Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 11. maddesi kapsamında, sendikal eylem ve etkinlikler nedeniyle verilen cezaları, sözleşmeye aykırı bulmuştur.

     Milli Eğitim Bakanlığı Hukuk Müşavirliği’nin 27 Şubat 2012 gün ve 02-17848 sayılı yazısında da Anayasanın 90.maddesi kapsamında, sendikal kararlar doğrultusunda gerçekleştirilen iş bırakma eylemlerine katılımın sendikal faaliyet olarak kabul edilmesi gerektiği, bu konuda ilgili kanunlarda yasal düzenlemeler yapılmasına ihtiyaç olduğu belirtilmiştir.

     Benzer eylemler Danıştay ve İdare Mahkemeleri tarafından da yasal ve meşru kabul edilmiştir. Danıştay kararları, sendikaların yetkili kurullarınca alınan üretimden gelen güçlerini kullanma çağrısına uyarak, sendikal faaliyet kapsamı dahilinde göreve gelmeme fiilinin mazeret olarak kabulünün gerektiği yönündedir. Danıştay bu etkinlikler nedeniyle göreve gelmemenin disiplin cezası ile cezalandırılmasını hukuka aykırı bulmuştur. (Danıştay 1.Daire E.2001/3307, K.2001/4415, Danıştay 12.Dairesinin E.2004/4643, K.2005/313, Danıştay12.Dairesinin E.2005/5767, K.2008/225)

     Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 22.05.2013 gün ve E.2009/1063, K.2013/1998 sayılı kararında da, sendika kararı doğrultusunda 1 veya 2 gün göreve gelmeme biçiminde gerçekleştirilen eylemin geçerli bir mazeret sayılması gerektiği belirtilmiş, verilen disiplin cezası hukuka aykırı bulunmuştur.

     Anayasa Mahkemesi de, sendikanın aldığı karara uyarak iş bırakma eylemine katılan kamu görevlilerinin disiplin cezasıyla cezalandırılmasını sendikal hakların ihlali olarak görmektedir. (Eğitim Sen üyesi bir kamu görevlisinin başvurusu üzerine Mersin 1.İdare Mahkemesince verilen ret ve Adana Bölge İdare Mahkemesinin onama kararları sonrasında Anayasa Mahkemesi başkanlığı İkinci Bölümünün 18.09.2014 gün ve 2013/8463 Başvuru Nolu kararı)

     Yukarıda açıklamaya çalıştığım üzere Sendikamızın daha önce yaptığı pek çok eylem, etkinlik ve iş bırakma eylemi Danıştay ve İdare Mahkemeleri tarafından da sendikaların yetkili kurullarınca alınan üretimden gelen güçlerini kullanma çağırısına uyarak, sendikal faaliyet kapsamında göreve gelmeme fiilinin mazeret olarak kabulünün gerektiği, bu etkinlikler nedeniyle göreve gelmemenin disiplin cezası ile cezalandırılmasını hukuka uygun bulmadığı bilinen bir gerçeklik iken şüpheliler tarafından bu hukuki durum değerlendirmeye alınmaksızın ceza istemiyle görevin kötüye kullanılması suçu işlenmiştir.

Şüpheliler soruşturma sırasında ;

1.Şüpheli Müfettişler tarafından Tarafsızlık ve nesnellik ilkesi göz ardı edilmiştir.

  1. a) Müfettişler görevlerini herhangi bir baskı, etkileme ve yönlendirme olmaksızın yerine getirmemişler, tarafsızlıklarına zarar verecek veya çevrelerinde böyle bir izlenim uyandıracak herhangi bir faaliyet veya ilişkinin içerisinde yer almama, her türlü baskıya karşı tarafsızlıklarını muhafaza kuralına uymamışlardır.

b)Görevleriyle ilgili bilgi ve belgeleri toplarken, değerlendirirken, aktarırken ve sonuçlandırırken, önyargısız ve tarafsız şekilde hareket etmemişler,kariyerlerinin gerektirdiği nesnellik ilkesine uymamışlardır.

c)Taraflarca ileri sürülen bilgi, belge ve görüşleri alma, elde ettikleri diğer bilgi ve belgelerle birlikte adil, tarafsız ve nesnel bir şekilde değerlendirme yapmamışlardır.

  1. d) Raporlarını somut, güvenilir ve geçerli kanıtlara dayalı olarak özlü, açık, tam ve kesin olarak düzenlememişlerdir.
  2. Şüpheli Müfettişler Eşitlik ilkesini uygulamamışlardır.
  3. a) Yasa önünde eşitlik ilkesine uygun hareket edilmemiştir.

b)Dil, din, ırk, cinsiyet, tabiiyet, sosyal sınıf, yaş, evlilik, engellilik, sosyal ve ekonomik durum, siyasi düşünce ve benzeri diğer sebeplere dayanan farklılıkları gözetmeksizin görevlerini yerine getirmemişlerdir.

c)Herhangi bir kişiye, zümreye ya da kuruma karşı önyargılı hareket etmemek, bunları kayırıcı veya dışlayıcı faaliyetlerde bulunmama ilkesine uygun hareket etmemişlerdir.

3.Şüpheli Müfettişler Dürüstlük ilkesine aykırı davranmışlardır.

a)Çalışmalarını dürüstlük, doğruluk, dikkat ve sorumluluk duygusu içinde yürütmemişlerdir.

b)Görevin saygınlığını ve güvenilirliğini zedeleyen görüntü, tavır ve davranışlardan kaçınmamışlardır.

4.Şüpheli Müfettişler Gizlilik ilkesine aykırı davranmışlardır

Faaliyetlerinin yürütülmesi ve raporlanması aşamalarında, soruşturma konusu ve soruşturulanla ilgili gizliliğe uygun hareket etmemişlerdir.

5.Şüpheli Müfettişler çıkar çatışmasından kaçınma yükümlülüklerine aykırı davranmışlardır.

     Şüpheliler sunulu nedenlerle sübuta erdirilmesi mümkün olmayan sendikal etkinliği sübuta erdirerek ve soruşturma raporu tanzim etmek suretiyle TCK.nun 204.maddesine aykırı hareket etmek suretiyle gerçeğe aykırı resmi belge tanzimi suçunu da işlemişlerdir.

II-İZMİR İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ MÜDÜR YARDIMCISI MUSTAFA ÇAKAL VE CELALETTİN GÜÇ İLE BAHATTİN DEMİR İSİMLİ MÜFETTİŞLERİN   FETÖ/PDY ÖRGÜTÜ ÜYELİĞİ İLE GÖZALTINA ALINMIŞ OLMALARI HAKKIMDA YAPILAN SORUŞTURMADA UYULMASI GEREKEN TARAFSIZLIK NESNELLİK, EŞİTLİK DÜRÜSTLÜK, GİZLİLİK VE ETİK DAVRANIŞ STANDARTLARI İLKELERİNE AYKIRI HAREKET EDİLMİŞ OLUP OLMADIĞINI ŞÜPHELİ HALE GETİRMİŞ B ULUNMAKTADIR.

      Özellikle son 1-2 yıldır İzmir İlinde Valilik, Emniyet, İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü, İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü Teftiş Kurulu ve diğer kurumlarda mevcut FETÖ/PDY örgütü elemanlarının üyesi olduğum Eğitim Sen sendikasına karşı Eğitim Sen’in sendikal ve demokratik eylem ve etkinliklerini, sendikal olmayan eylem, terör eylemi gibi göstererek, gerçekle ilgisi olmayan suçlamalar üreterek, en ağır cezaları teklif ederek, beni ve diğer sendika üyelerini hak hukuk, adalet, eşitlik kavramlarını hiçe sayarak görevlerimizden etmek için soruşturmalarda tekliflerde bulundukları, komplo, kumpas oluşturmuş oldukları konusundaki sendikamızın, şube başkanlarımızın, yöneticilerimizin açıklamaları, başvuruları yetkililer tarafından ciddiye alınmamış, konu araştırılmamış, hiçbir adli ve idari işlem tesis edilmemiştir.

     Üyesi olduğum Eğitim Sen’in açıklamalarının doğruluğu Yeni Asır gazetesinin 29 Eylül 2016 tarihli 13. sayfasındaki haberi ile doğruluğu kanıtlanmış bulunmaktadır.

     Yeni Asır gazetesinin haberine göre müfettişler Bahattin DEMİR ve Celallettin GÜÇ Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Mustafa ÇAKAL’ın yönlendirmesi ile Zaman Gazetesi Muhabiri Ömer ORUÇ ile Güzelbahçe Halk Eğitim Merkezi Eski Müdürü Tarık UĞUR’un da aralarında bulunduğu 8 kişinin FETÖ/PDY isimli örgütten olmayan eğitimcilere yönelik sendikal ve demokratik eylem ve etkinliklerini, sendikal olmayan eylem, terör eylemi gibi göstererek, gerçekle ilgisi olmayan suçlamalar üreterek, en ağır cezaları teklif ederek, sendikaları, sendika üyelerini yıpratmak istedikleri, habere konu edilmiştir.

SONUÇ VE İSTEM   :Sunulu nedenlerle ve soruşturmada belli olacak durumlar karşısında şüpheliler tarafından hakkımda görevlerini kötüye kullanarak soruşturma yapmaları, sonuçlandırmaları ve gerçeğe aykırı resmi belge düzenlemiş olmaları, bu nedenle haksız ve yersiz olarak gerek soruşturmalar ile karşı karşıya kalmış olmam karşısında şüphelilerin cezalandırılması istemi ile haklarında kamu davası açılmasına karar verilmesini saygıyla talep ederim.

                                                                       Şikayetçi Ad Soyad İmza

http://www.egitimsenizmir5.org.tr/mufettis-sikayet/

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir