Laik, Bilimsel, Anadilinde Eğitim, Demokratik Yaşam ve Eşit Yurttaşlık İçin Mücadelemizi Kararlılıkla Sürdürüyoruz!

Türkiye’de eğitim sistemi ve toplumsal yaşamın geçtiğimiz yıllarda AKP’nin siyasal-ideolojik hedefleri doğrultusunda tekçi, baskıcı ve dayatmacı bir şekilde düzenlenmiş, eğitimin bütün kademelerinde eğitim biliminin evrensel kurallarına aykırı bir şekilde, bilim düşmanı politika ve uygulamalar hayata geçirilmiştir.

Bugüne kadar okulöncesi eğitimden yükseköğretime kadar eğitim sistemini büyük ölçüde dini kural ve referanslara göre biçimlendirilmesine itiraz eden, tekçi, ırkçı-şoven ve mezhepçi politikalara karşı çıkan tüm demokratik kurumlar baskı altına alınmak istenmekte, Eğitim Sen ve Alevi Bektaşi örgütleri başta olmak üzere, tüm demokratik kurumlar, benzer örneklerini ancak faşist rejimlerde görebileceğimiz şekilde tehditlerle, baskılarla ve yıldırma politikaları ile susturulmak istenmektedir.

AKP, 7 Haziran seçimleri ile birlikte tek başına iktidar olma olanaklarını yitirmesine rağmen, sanki hiç seçim yapılmamış gibi hareket etmeyi sürdürmekte, Türkiye’yi göz göre göre iç savaşa sürüklemekte, ülkeyi sonu görünmez bir karanlığın içine itmektedir.

Yıllardır eğitim sistemini, bilimsel ve demokratik değerleri temel almak yerine, farklı din, mezhep ve kimlikleri yok sayan ayrımcı politikalardaki ısrarın sürmesi kabul edilemez bir durumdur. Yıllarca çok inançlı, çok dilli, çok kültürlü Türkiye toplumunu özellikle inanç ve kimlik farklılıkları üzerinden kutuplaştırıp, sürekli yeni çatışma alanları yaratarak, ülkenin hızla şiddet sarmalı içine itilmesine seyirci kalmamız mümkün değildir.

Türkiye’de eğitim kurumları, AKP’nin mezhepçi, ayrımcı ve otoriter uygulamaları ile eliyle gerçek işlevlerinden hızla uzaklaştırılmış, laik, bilimsel eğitim, demokratik yaşam ve eşit yurttaşlık taleplerine karşı resmen savaş ilan edilmiştir. Türkiye’de yıllarca resmi ideolojinin ve onun günümüzdeki temsilcisi olan AKP’nin tüm topluma yönelik zorla “tek din, tek dil, tek mezhep” dayatmasında ısrar etmesi, toplumun farklı kesimlerine yönelik ayrımcı, dışlayıcı ve farklı inanç ve kimlikleri aşağılamaya dayanan uygulamaların artması tüm demokratik kamuoyunu rahatsız etmektedir.

12 Eylül askeri darbesi sonrasında uygulanmaya başlanan zorunlu din dersi uygulaması, yıllardır din ve vicdan özgürlüğü açıkça ihlal edilerek uygulanmaktadır. Daha önce Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi zorunlu din dersinin, din ve vicdan özgürlüğünün ihlali olduğuna karar vermiş, benzer kararlar Danıştay tarafından da alınmıştır. Ancak yargı kararlarına rağmen, gerekli adımların bugüne kadar atılmamış olması düşündürücüdür. Okullarda zorunlu din derslerinde okutulan İslam’ın Sünni mezhebinin kurallarıdır. Bu nedenle bütün din ve inanışlar öğrencilere eşit mesafede tanıtılmamakta, bu durum eşit olmayan ve ayrımcı uygulamaların ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Bu nedenle Alevi örgütlerinin bir süredir zorunlu din derslerinin kaldırılmasına yönelik olarak ileri sürdükleri talepler ve bu amaçla yürütülen mücadeleler son derece haklı ve meşrudur.

Siyasi iktidarlar İslam’ın Sünni mezhebinin devletin “resmi dini” olmasını ve uygulamanın kendi isteklerine göre yapılmasını istemektedir. Zorunlu din dersleri uygulamasından en çok etkilenen kesim Sünni mezhebin dışında kalanlar, özellikle Alevi ailelerin çocuklarıdır. Benzer bir sorun, eğitm biliminin en temel ilkesi olan anadilinde eğitim konusunda yaşanmaktadır.

Eğitimde ayrımcı ve dayatmacı olmayan, farklı kimliklerin, dillerin ve inançların yok sayılmadığı bir eğitim sistemi için herkesin anadilinde eğitim alma hakkına saygı gösterilmesi gerekirken, Türkiye laik eğitim konusunda olduğu gibi, anadilinde eğitim konusunda da son derece kötü ve olumsuz bir sicile sahiptir.

Türkiye’de yıllardır anadilinde eğitim taleplerini, resmi dil ile karşı karşıya getirerek tartışmak ve yasakçı tutumu sürdürmenin acısını tek kelime Türkçe bilmeden okula başlayan çocuklarımız ve öğretmenleri çekmiştir. Okula yeni başlayan çocuklar açısından ekmek gibi, su gibi zorunlu ve temel bir ihtiyaç olan anadilinde eğitim taleplerinin ve bu talebin gerçekleşmesi için yapılan demokratik eylemlerin ne kadar haklı ve meşru olduğu açıktır. Yapılması gereken bilime ve insanlığın gelişimine açıkça meydan okumak anlamına gelen anadilinde eğitim yasağının kaldırılması ve herkesin eşit koşullarda eğitim alması için gerekli somut adımların hayata geçirilmesidir.

Laik olmayan bir eğitim sisteminin demokratik ve bilimsel olması, demokrasi, eşitlik ve özgürlük mücadelesine hizmet etmesi, bireylerin inançlarını hiçbir baskı altında kalmadan gerçek anlamda özgürce yaşaması mümkün değildir. Gerçek anlamda eşit, özgür ve laik bir eğitim ancak demokrasinin, eşitliğin, hak ve özgürlükler alanının genişlemesi ve bütün yurttaşların eşit haklar temelinde bir arada yaşaması ile mümkündür.

Eğitim Sen ve Alevi örgütleri olarak bizler, değişik din, mezhep, kimlik, inanç ve dünya görüşünden insanların gerçek anlamda “eşit yurttaş” olarak kabul edilmesi, devletin bütün inançlara eşit mesafede ve tarafsız olması yönündeki taleplerimizde ısrarcıyız. Bugüne kadar bizlerin taleplerine kulaklarını tıkayanlara ve milyonlarca insanı yok sayanlara karşı mücadele bayrağını yükselteceğimizin kamuoyu tarafından bilinmesini istiyoruz. Laik, bilimsel, anadilinde eğitim, demokratik yaşam ve eşit yurttaşlık taleplerimize ilişkin olarak kamuoyuna yönelik olarak yaptığımız çağrı sadece üyelerimize değil, çocukların, öğrencilerin ve ülkenin geleceğinden endişe eden, farklı inançlardan, mezheplerden ve kimliklerden olan tüm Türkiye halklarınadır.

“Tek din, tek dil, tek mezhep” dayatması başta olmak üzere, laik, bilimsel, anadilinde eğitim, demokratik yaşam ve eşit yurttaşlık talepleri için geçtiğimiz Şubat ayında başlattığımız ve 13 Şubat boykot ve iş bırakma eylemi ile devam ettirdiğimiz mücadelemizi, taleplerimiz konusunda somut adımlar atılmaması durumunda önümüzdeki dönemde kararlılıkla sürdüreceğimizin bilinmesini istiyoruz.

Çocuklarının geleceğinden endişe eden bütün velileri, ezilen, dışlanan, yok sayılan tüm dil, inanç, kimlik ve mezheplere birlikte mücadele çağrısı yapıyoruz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir