Eğitimde Cinsiyetçilik Raporu – 2015

AKP iktidarı boyunca rekor artış gösteren kadına yönelik şiddet, taciz, tecavüz ve kadın cinayetleri yine azalmadı. 2015 yılının 11 ayında 252 kadın en yakınındaki erkekler tarafından katledildi. Devlet-erkek işbirliği ile katledilen kadınların sayısı arttıkça, erkek egemen hukuk sistemi haksız tahrik indirimleri ile kadın katillerini ödüllendirdikçe kadınlar şiddete ve kadın cinayetlerine karşı kendi öz savunmasını uyguluyor. İstanbul Feminist Kolektiflerinin açıkladığı rapora göre, 2015 yılının ilk 6 ayında 14 kadın, erkek şiddetine karşı öz savunma uyguladı.

Toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin bizzat hükümet tarafından derinleştirildiği, kadını eve hapseden uygulamaların yaygınlaştığı, geleneksel rollerin eğitim aracılığıyla pekiştirildiği bu yıl da eğitim ve bilim emekçisi kadınlar ve kız öğrenciler bakımından cinsiyetçilik ve ayrımcılığın yükseldiği bir yıl oldu.

Kadına Yönelik Şiddet Okullarda Birinci Sırada

Eğitim Sen Merkez Kadın Sekreterliği olarak Haziran ayında açıkladığımız ‘Eğitimde Toplumsal Cinsiyet Temelli Şiddet Araştırması Anket Sonuçları’ bir kez daha göstermiştir ki okullar toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin ve şiddetin en yaygın yaşanan mekânlardır.

Eğitim ve bilim emekçisi kadınların neredeyse yarısının cinsiyetlerinden dolayı psikolojik şiddete uğradığı,
En sık rastlanan psikolojik şiddetin kıyafetler ve yaşam tarzları ile ilgili olduğu ve politik açıdan devam eden erkek şiddetinin bir uzantısı olarak devam ettiği,
Psikolojik şiddet uygulayanların yarısının okul idarecileri olduğu,
Fiziksel şiddete uğrayan kadınların neredeyse tamamının aynı zamanda psikolojik şiddete maruz kaldığı,
Cinsel şiddetin okullar ve üniversiteler açısından tehdit unsuru olmaya devam ettiği,
Cinsel tacize uğradığını beyan eden kadınların neredeyse tamamının aynı zamanda psikolojik şiddete maruz kaldığı,
En sık rastlanan taciz davranışlarının gözle taciz, cinsel içerikli şakalar ve cinsel yorumlar olduğu yaptığımız anket sonucunda ortaya çıkmıştır.

2015’de Dünya Sırlamasında İlerlediğimiz Tek Alan Cinsiyetçilik!

2013’te Türkiye 136 ülke arasında 120. sırada, 2012’de ise 135 ülke arasında 124. sırada yer almıştı. 2014’te toplumsal cinsiyet endeksinde 125. olan Türkiye, ekonomik katılım ve fırsat eşitliğinde 132.,eğitimde 105., siyasi güçlenmede ise 113. sırada yer aldı. Eşitsizlik en çok siyasi güçlenme, ardından ekonomik katılım alanlarında öne çıktı.

142 ülkede ekonomik katılım ve fırsat eşitliği, eğitim, sağlık ve siyasi güçlenme konularında toplumsal cinsiyet eşitliğinin incelendiği raporda Türkiye 125. oldu. Ve 2015 yılındaki raporda, Türkiye’nin OECD ülkeleri arasında toplumsal cinsiyet eşitliğinde en düşük ülke olmaya devam ettiği görüldü.

Kız Çocukları Erkeklere Göre Daha Az Okula Gidiyor

2015 OECD raporuna göre Türkiye’de eğitim; okuryazarlıkta 102, ilköğretimde okullaşma oranında 103 ve ikinci öğretimde 96. sırada.

Mevsimlik tarım işçisi olan 18 yaş altı çocukların yüzde 50’sinin okullarını terk ettiği ve okula devam edenlerin yüzde 57’sinin de düzenli okula gitmediği, okula gittiği halde, ev işi dâhil çeşitli işlerde çalıştırılan çocuk sayısı 7 milyonken, çalıştırılan çocukların eğitimi terk oranı ise yüzde 21 olarak saptandı.

Eğitimi dini referanslarla yeniden oluşturan AKP milyonlarca çocuğun parasız, laik, bilimsel ve anadilinde eğitim hakkını görmezden gelmeye devam ediyor. Okula başlaması gereken çocuklar devlet tarafından katledilirken, tekçi ve asimilasyoncu eğitim sistemi içerisinde anadil hakkı engelleniyor. MEB’in 2014 yılında açıkladığı verilere göre, Kürt nüfusunun yoğun olarak yaşadığı bölgelerde; erkek çocukları kız çocuklara göre daha fazla okula gitmektedir. Ortalama %6-7’ye denk gelen bu fark; anadilde eğitimin ne kadar büyük bir ihtiyaç olduğunun göstergesidir.

Seçmeli Değil Zorla Kuran Dersi

Eğitim bir taraftan ticarileştirilirken aynı zamanda da dinselleştirildi. Özellikle 19. Milli Eğitim Şurası’ndan sonra eğitimin dinselleştirilme sürecine hız verildi. Anaokullarında değerler eğitimi, ilkokul 1. sınıflarından başlayarak zorunlu seçmeli din dersleri, ortaokul ve liseleri de tümden imam hatipleştirme süreçleri hızlandı.

Seçmeli ders olarak müzik ve beden eğitimini seçen Mersin Atatürk Lisesi 9. sınıf öğrencisi G.K, okul idaresinin zorlamasıyla seçmeli ders olarak Kuran-ı Kerim ve Bilgi Kuramı derslerini almak zorunda kaldı. Alevi oldukları için kızının bu derslere girmesini istemeyen ve okul idaresine dilekçe veren baba, okul idaresinin “Derslere girsin, gerekirse kulaklığını taksın müzik dinlesin. Ya da ders saatinde rehber öğretmenin odasına gitsin” cevabı ve aksi durumda öğrencinin devamsızlıktan kalacağı tehdidi ile karşılaştı.

Milli Eğitim Bakanlığı, iktidara her koşulda biat edecek “dindar nesiller” yetiştirme ve “harem- selamlık” uygulaması ile toplumsal cinsiyet ayrımcılığını okullar üzerinden tekrar tekrar üretmektedir.

Kız Çocukları Konuşmasın, Sorgulamasın ve İtaat Etsin İstiyorlar

Bu yıl da MEB, geçmiş yıllarda yaptığı gibi toplumsal cinsiyet ayrımcılığını ders kitapları ve müfredat ile derinleştirmeye devam etti. AKP’nin yapboz tahtasına çevirdiği eğitim sistemi, toplumsal cinsiyet rollerinin pekiştirilmesi ve erkek egemen sistemin korunmasına üzerine inşa ediliyor. Açık veya örtük biçimleriyle ataerkil toplum yapısı ve buna bağlı toplumsal cinsiyet rolleri sürdürülerek, eğitimin en önemli unsuru olan ders kitaplarıyla, aile yaşamını kutsayan ve kadını yok sayan politikalarla kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleri meşrulaştırılıyor.

Kocaeli Kozluk’ta Yavuz Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde öğrencilere Mecit Dönmezbilek isimli yazarın yazdığı ‘Adab-ı Muaşeret’ isimli kitap dağıtıldı. Öğrencilere dağıtılan kitapta “Hanımın Kocasına Karşı Sorumlulukları” kısmında yer alan ifadelerde kadınları aşağılayıcı sözde “adap kuralları” yer alıyor. Kadından kocasına itaat etmesi, kocası için süslenmesi, kocasının yanında yüksek sesle konuşmaması, kocasını adıyla çağırmaması, her şeye itirazda bulunmaması, kocasının sözünü kesip önüne geçmemesi ve beyini utandırmaması gibi “adap kurallarını” yerine getirmesi istenilerek itiraz etmeyen kadınlar yetiştirilmek amaçlanıyor. Sorgulayan, itiraz eden ve hesap soran nesillerden korktuklarını biliyoruz.

Okullar ve Yurtlarda Tacizin Sorumlusu Yine Tacize Uğrayanlar

28 şubeden 869 eğitim ve bilim emekçisi kadın ile yaptığımız ‘Eğitimde Toplumsal Cinsiyet Temelli Şiddet Araştırması’’ verilerine göre; 2014-2015 yılında, psikolojik şiddete uğrayan eğitim ve bilim emekçisi kadınların %40’ı yaşam tarzlarından dolayı şiddete uğramaktadır. Kadınlar yaşadığı ilişkiler, siyasal görüşleri ya da gittikleri mekânlar dolayısıyla psikolojik şiddete uğramaktadır. Anketimizin sonuçlarına göre, eğitim ve bilim emekçisi kadınların %14’ü görevleri sırasında cinsel tacize uğrarken, cinsel tacize uğrayan kadınların %83’ü aynı zamanda psikolojik şiddete de uğramaktadır. Tacize uğrayan kadınların %20,8’i öğretmen/öğretim elemanları tarafından cinsel tacize uğramıştır. Sadece idareciler tarafından cinsel tacize uğrayan kadınların oranı %19,2’dir. Öğretmen/öğretim elemanları ve idari personel tarafından cinsel taciz uygulanma oranı ise %10,8’dir.

2015 yılında Antalya Kepez Atatürk Anadolu Lisesi’nde Filiz G. adlı okul müdür yardımcısının mini etek giyen öğrencileri ‘caydırmak’ için erkeklerden oluşan bir ‘taciz timi’ kurma skandalı hala hafızalarımızdayken; Batman Yenimahalle İlkokulu’nda 7 Ekim 2015 günü üyemiz Şükran Astan, erkek bir veli tarafından sözlü ve fiziksel şiddete maruz kalmıştır. Ders esnasında üyemiz Şükran Astan’ı sınıf dışına çağıran veli, öğretmenimizin sınıf dışına çıkmak istememesi üzerine küfür ve hakaretlerle üyemize saldırmıştır. Öğrencilerinin gözü önünde şiddete uğrayan üyemiz kendisini müdür yardımcısının odasına kilitleyerek kurtulmuştur.

Sonuç

Siyasi iktidarın erkek egemen bakış açısı sonucunda eril ve saldırgan bir ortam yaratılmaktadır. Bizler Eğitim Sen’li kadınlar olarak geçmişte olduğu gibi eğitim öğretimin cinsiyetçilikten arındırılması, cinsiyet eşitlikçi bir toplumun yaratılması ve başta kız çocukları olmak üzere tüm çocukların; laik, bilimsel, parasız ve anadilinde eğitim hakkı için mücadele etmeye devam edeceğiz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir